Nanoteknoloji, beyin cerrahisinde de çığır açacak

Tomris Güzelyurt 5 Temmuz 2017

Nanoteknoloji günümüzde fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar, malzeme bilimi, elektronik gibi alanlarda kullanımının yanında tıp alanında da oldukça çarpıcı gelişmelere imkân sağlamaya başladı. Nanoteknolojinin kullanılmaya başladığı en son nokta beyin cerrahisi oldu. Beyin hastalıkları, nanoteknoloji sayesinde artık çok daha başarılı şekilde tedavi edilebiliyor. Bu konudaki çalışmalar son yıllarda ivme kazanmaya başladı. Beyin cerrahisinde nanoteknoloji kullanımı, Üsküdar Üniversitesinin de katıldığı Hamburg’ta 5 Temmuz’da gerçekleştirilecek SBMT G20 Zirvesi’nde konuşulacak.

Son dönemde nörobilim, nanoteknoloji, hücresel terapi, haritalama ve tıbbi araçların ciddi düzeydeki gelişimine şahitlik ediyoruz. Nanoteknoloji, malzeme bilimi, biyomedikal mühendislik, elektrik mühendisliği ve nörobilimi, nörocerrahi ile entegre ederek çeşitli nörolojik bozuklukları teşhis etmek ve tedavi etmek için yeni yaklaşımlar geliştirmeye başladı. Nanoteknolojinin nörocerrahideki uygulaması “Nanonörocerrahi” olarak adlandırlıyor ve bunun nörobilimdeki uygulaması ise “Nanonörobilim” olarak isimlendiriliyor.

Beyin cerrahisinde nanoteknoloji kullanımına ilişkin editörlüğünü yaptığı ‘Nanoneuroscience and Nanoneurosurgery’ isimli kitapta dikkat çeken Babak Kateb, nanoteknolojinin gelecekte insanlığın kökten değişimlere hazırlıklı olması gerektiğini şimdiden birçok uygulaması ile gösterdiğini belirtiyor.

Beyin Haritalama ve Tedavi Derneği Başkanı Kateb, nanoteknoloji konusuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuyor. “Daha az maliyet ve daha fazla üretim sağlayan nanteknoloji, yaşam kalitesinin artmasında önemli bir etken olarak dikkat çekiyor, daha sağlıklı ve güvenli bir yaşam sunuyor, zaman ve maliyet kaybı en az seviyelere düşebiliyor.

Tıbbı kökten değiştirecek teknoloji

Her ne kadar nanoteknoloji halen gelişmekte olan bir alan olsa da; nanoteknoloji, haritalama, araçlar, hücresel ve kök terapilerin “Nanobiyoelektronik”te ki entegrasyonu ile büyük ölçekli bilimsel keşiflerin ve yeniliklerin oluştuğuna şahit oluyoruz. Kuvvetle inanıyoruz ki; nanonörobilim, nanonörocerrahi ve nanobiyoelektronikler, tıbbı kökten değiştirecek ve önümüzdeki 10-20 yılda nörolojik rahatsızlıkların önlenmesi, tanı ve tedavisini önemli ölçüde geliştirecek. Nanonörocerrahinin başarılı bir şekilde gelişimi için tanısal testlerin doğruluğunu doğrulayan ve nanoteknolojiyi; ilaçlar, cihazlar, hücresel terapi ve kombinasyonları dahil olmak üzere kullanan tedavilerin güvenilirliğini ve etkinliğini doğrulayan dikkatli şekilde düzenlenmiş klinik çalışmalar gerektiriyor.

Nanonörocerrahi tanı teknikleri ve terapötik yöntemler laboratuardan klinik denemelere ve ticari tıbbi ürünlere çevrildiğinden, düzenleyici kurallara uyulmalıdır. Bu süreç, sağlık hizmetlerini iyileştirebilecek daha iyi ilaç ve cihaz geliştirme için gereklidir ve bu süreci kolaylaştırmak için yeni yasal kayıtlara ve hükümete dayalı girişimlere şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır.

Günümüzde geldiğin nokta itibariyle nanoteknoloji için, çağımızın anahtar teknolojisi olduğunu söyleyebiliriz.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir